Sabancı Katili MİT ve Jandarmayla Görüştü

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki salonda yapılan duruşmaya, emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin’in de aralarında bulunduğu 19 tutuklu sanık katıldı.

Duruşmada ifade veren gizli tanık ”Dilovası”, cezaevinde öldürülen Sabancı suikastinin faili Mustafa Duyar ile Kırklareli Cezaevinde beraber kaldıklarını belirtti.

Gizli tanık, Duyar’ın kendilerine ”Cezaevinden çıkacağım” dediğini kaydederek, şunları söyledi:

”Bu, Duyar’ın bir yerlerden güvence aldığının göstergesidir. Duyar, cezaevinde MİT ve Jandarma ile görüşüyordu. Daha sonra da ‘Ben bunu neden yaptım?’ diye pişmanlık duyarak ağlıyordu. Birçok silahlı terör olayına karıştım. Ben ve benim gibi arkadaşlar böyle olaylardan sonra pişman olmazdık. Örgüt bizleri bu şekilde yetiştirdi. Duyar ve Alparslan Arslan gibi kişiler, yönlendirilmiş olduklarından pişmanlık duyarlar. Bu, ancak örgüt içine ajan olarak sokulmuş, kullanılan insanların psikolojisidir.”

Duyar’ın, yaşananları gazeteci Can Dündar’a anlatmak istediğini söyleyen ”Dilovası”, bu isteğin dönemin Cezaevi Tevkif Kurulu Başkanı Ali Suat Ertosun tarafından engellendiğini öne sürdü.

Aynı dönemde Duyar’ın cezaevinde bir albay ile görüşmesine şahit olduğunu iddia eden gizli tanık, albayın, Duyar’a, ”ayağını denk alması, yoksa kimsenin kendisine sahip çıkmayacağı” yönünde uyarılarda bulunduğunu savundu.

”Dilovası”, ardından Duyar’ın kendi isteğiyle hücreye konulduğunu anlatarak, ”Duyar hücredeyken bir suikast girişimiyle karşı karşıya kaldı. Bu saldırıda koğuş arkadaşı Adil Yanık ve gardiyanlar tarafından kurtarıldı. Hatta Yanık, o saldırıda gözünü kaybetti. Bu, planlı bir hareketti. Sonradan öğrendik ki, saldırıyı yapanlar Nuri Ergin’in adamları olan Sami Tokur ve arkadaşlarıymış” şeklinde konuştu.

Olay sonrası Duyar’ın nakil için cezaevi yönetimine başvurduğunu dile getiren ”Dilovası”, yönetim tarafından Duyar’ın Afyon Cezaevine gönderileceğini öğrendiklerini söyledi.

Gizli tanık, Afyon Cezaevinin o dönemde en tehlikeli cezaevi olduğunu söyleyerek,”Mustafa’ya gitmemesi yönünde telkinlerde bulunduk. Kendisi de sonradan vazgeçti. Ancak dönemin Cezaevi Tevkif Kurulu kararı onayarak, Duyar’ı Afyon’a gönderdi. Ardından, önceki saldırıyı gerçekleştiren Sami Tokur ve arkadaşları da aynı cezaevine gönderildi. Bana göre Duyar’ı öldürenler, Tokur ve arkadaşlarını oraya gönderenlerdir” dedi.

Nuri Ergin’in kamuoyu önünde ”Bu devlet bana Mustafa Duyar’ı öldürttü, Veli abiye sorun” sözüne atıfta bulunan ”Dilovası”, ”Ergin kardeşler, bas bas bağırarak Küçük’ün yaptırdığını söylemişlerdir” diye konuştu.

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin, ”Azmettirme konusunda elinizde somut bir isim var mı?” sorusu üzerine gizli tanık, isim vermesine gerek olmadığını belirterek, ”Duyar’ı kimin öldürdüğü Nurişler tarafından söylendi” dedi.

Reklamlar

İstanbul İl Jandarma Komutanı Bakan eşlerini fişlemiş

Silahlı Kuvvetler içindeki cuntacı yapılanmanın 28 Şubat sürecinde siyasilere yönelik başlanan başörtüsü fişlemelerine 2004 yılında da devam ettiği ortaya çıktı.

Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Aslan Değirmenci’nin ‘Belgeleriyle 28 Şubat’ kitabında Genelkurmay Başkanlığı 2004 yılında 30 Ağustos resepsiyonuna davet edilecek eski Milli Savunma bakanlarının eşlerinin örtülü olup olmadığının araştırıldığı belgelerle ortaya konuyor. İstihbarat çalışmasının altında imzası bulunan isim ise bugün İstanbul İl Jandarma Komutanı olan Albay Hüseyin Kurtoğlu. Geçtiğimiz günlerde kumar soruşturmasında şüpheli olarak ifade veren Kurtoğlu, 2004 yılında Jandarma İstihbarat Grup Komutanı olarak görev yapıyordu.

Jandarma Kurmay Yarbay Hüseyin Kurtoğlu imzalı belgede, eski Milli Savunma Bakanları Mehmet Neşet Akmandor, Ahmet İhsan Birincioğlu ve Sadettin Bilgiç’in eşleri hakkında bilgilere ihtiyaç olduğu belirtiliyor. 1980 öncesinde Ecevit ve Demirel hükümetlerinde Milli Savunma Bakanlığı yapmış olan Mehmet Neşet Akmandor, Ahmet İhsan Birincioğlu ve Sadettin Bilgiç’in eşlerinin isimleri ve adresleri de verilerek istenen istihbarat bilgisinin ivedi bir şekilde en geç 27 Temmuz tarihine kadar gönderilmesi isteniyor. 2004 yılına ait belge, bir dönem Genelkurmay’ın eşsiz davet ettiği bakan ve bürokratlar hakkında önceden çalışma yaptığını ortaya koyuyor.

Belgede, “İlgi emir ile 2004 yılı 30 Ağustos kutlamalarına davet edilmesi planlanan Milli Savunma eski Bakanlarından aşağıda kimlikleri yazı olanların Hipodrom ve Resepsiyon için eşli veya eşsiz olarak davet edilmeleri konusunda bilgiye ihtiyaç duyulduğu bildirilmiştir. Söz konusu şahısların eşleri hakkında gerekli araştırmanın yapılarak elde edilecek bilgilerin 27 Temmuz 2004 tarihine kadar gönderilmesini rica ederim” ifadeleri dikkat çekiyor.

Fişlemenin yapıldığı tarih olan Temmuz 2004’te İstihbarat Daire Başkanvekilliği görevinde bulunan Albay Hüseyin Kurtoğlu, son tayinlerde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı gibi kritik bir göreve getirilmişti. Kurtoğlu, İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen ‘Kumar çetesine yönelik soruşturma kapsamında savcılığa şüpheli sıfatıyla üç saat boyunca ifade verdiği ortaya çıkmıştı.