Emniyet Müdürüne 12 Eylül İnfazı

Mustafa Eryılmaz’ın öldürülmeden bir gün önce kendisini takip eden 2 kişiden şüphelendiği ve bu durumu da yakınlarıyla paylaştığı belirtildi. Eryılmaz’ın öldürülmeden 5 dakika önce telefonla aradığı oğlu Oğuz Eryılmaz, “Beni arayarak ’takip ediliyorum, birileri önümü kesiyor, takip edenler dün şüphelendiğim o 2 kişi. Durup onlarla konuşacağım, telefonumu da açık bırakıyorum’ dedi. 12 Eylül soruşturmalarından sonra babamın ismi de çok gündeme geldi. Olayın 12 Eylül ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum” dedi.

ANKARA’da dün akşam aracında ölü olarak bulunan 12 Eylül 1980 harekatı sonrası Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde Siyasi Şube Müdür Yardımcı olarak görev yapan Hasan Eryılmaz’ın ilk otopsi raporuna göre, 5 santimetre ;mesafeden açılan ateş sonucu sol kulak arkasında girerek kafatasının arka tarafından çıkan tek kurşunla öldürüldüğü belirtildi. Mustafa Eryılmaz’ın öldürülmeden bir gün önce kendisini takip eden 2 kişiden şüphelendiği ve bu durumu da yakınlarıyla paylaştığı belirtildi. Eryılmaz’ın öldürülmeden 5 dakika önce telefonla aradığı oğlu Oğuz Eryılmaz, “Beni arayarak ’takip ediliyorum, birileri önümü kesiyor, takip edenler dün şüphelendiğim o 2 kişi. Durup onlarla konuşacağım, telefonumu da açık bırakıyorum’ dedi. 12 Eylül soruşturmalarından sonra babamın ismi de çok gündeme geldi. Olayın 12 Eylül ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum” dedi.

12 Eylül 1980 harekatı sonrası Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde Siyasi Şube Müdür Yardımcı olarak görev yapan, ;bir dönem de Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı görevinde bulunan ;emekli ;emniyet müdürü Hasan Eryılmaz, akşam saatlerinde Ankara-Konya Karayolu İncek Mevkii’nde 06 ZUY 06 plakalı aracının içinde öldürülmüş halde bulundu. Eryılmaz’ın cenazesi yapılan ilk incelemenin arıdndan otopsisi yapılmak üzere Keçiören Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı.

5 SANTİMDE ATEŞ EDİLMİŞ

Adli Tıp Kurumu’nda otopsisi yapılan Eryılmaz’ın, ;ilk rapora göre 5 santimetre ;mesafede açılan ateş sonucu sol kulak arkasında girerek kafatasının arka tarafından çıkan tek kurşunla öldürüldüğü belirlendi. Bu arada Eryılmaz’ın aracının sağ koltuğunda bulunan beylik tabancasının ise ateşlenmediği iddia edildi. Cinayet büro dedektifleri ise cinayetin oluş şeklinin çok profesyonelce olduğunu, olayı gerçekleştiren kişi veya kişilerin ;cinayeti planlayarak gerçekleştirdiklerini belirtiler.

Bu arada cinayetin meydana geldiği mevkiinin kör ;noktada olması ve mobese kameraları tarafından görüntülenmeyen alanda olması da dikkat çekti.

Otopsisi tamamlanan Eryılmaz’ın cenazesi yakınları tarafından Adli Tıp Kurumu’ndan alınarak İbni Sina Hastanesi Morgu’na kaldırıldı. Eryılmaz’ın yarın Kocatepe Camii’sinde öğle namazına mütakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği öğrenildi. ;

’OĞLUNU ARADI VE ÖLDÜRÜLDÜ’

Mustafa Eryılmaz’ın öldürülmeden bir gün önce kendisini takip eden 2 kişiden şüphelendiği ve bu durumu da ;yakınlarıyla paylaştığı ;belirtildi. ;Eryılmaz’ın Milli İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) görevli oğlu Oğuz Eryılmaz, babasının öldürülmeden 5 dakkika önce kendisini aradığını belirterek şunları söyledi:

“Beni arayarak ’takip ediliyorum, birileri önümü kesiyor, takip edenler dün şüphelendiğim o 2 kişi. Durup onlarla konuşacağım, telefonumu da ;açık bırakıyorum’ dedi. Bunun üzerine hemen evden çıkarak babama doğru gittim. ; Telefon da kısa bir süre sonra kapandı. Gittiğimde babamı öldürülmüş halde buldum. Aracı ;çalışır vaziyette, ;silahı ise sağ koltuğundaydı. Büyük ihtimalle babam kendisini takip edenlerle konuşmak üzere durdu. O sırada olası bir saldırı karşısında çantasında olan silahını çıkartarak ;sağ koltuğu ;bırakmış. Ancak durur durmaz saldırıya uğramış.”

’12 EYLÜL HESAPLAŞMASI’

Babasının kimseyle bir ;sorununun bulunmadığın, tek kuruş bile alışverişinin olmadığını kaydeden oğul Eryılmaz, ;”Babamın alacak verecek veya başka bir alış verişi yoktu. ;12 Eylül soruşturmalarından sonra babamın ismi de çok gündeme geldi. Olayın 12 Eylül ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Onun dışında aklımıza hiç birşey gelmiyor” dedi.

TANIKLAR 2 KİŞİ GÖRDÜ İDDİASI

Bu arada polisin bilgisine başvurduğu görgü tanıklarının, olay sonrası iki kişiyi kaçarak uzaklaşırken gördüklerini söyledikleri öne sürüldü. Geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri ise Eryılmaz’ın aracının geçtiği alanlardaki Mobese kameralarını incelemeye aldı.

KRİTİK GÖREVLER

Eryılmaz’ın Siyasi Şube Müdür Yardımcısı olduğu 12 Eylül döneminde bir silahlı çatışmada ağır yaralandığı öğrenildi. 2001’de Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı görevini de yürüten Eryılmaz, 2009’da emekliye ayrıldı. İki çocuk babası Eryılmaz, aynı zamanda Türkiye Emekli Emniyet Müdürleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin yönetim kurulu üyesiydi.

Reklamlar

“Noel Baba Çocukları”nın Saadeddin Ustaosmanoğlu’na Komplo Girişimi!

 

“28 Şubatçı Klik Hayatta!”

26 Ocak 2000 tarihinde Metris Cezaevi’ne, EMASYA uygulamasına göre yapılan ve ismi “NOEL BABA” askerî operasyonunda bilindiği üzere Sencer Kartal isimli tutuklu şehid edilmiş, 15 tutuklu da ağır biçimde yaralanmıştı. 

Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Kaya Kaabacaoğlu tarafından açılan dava, 12 sene sonra bitmiş ve Yargıtay’ın onaylaması ile başta Salih Mirzabeyoğlu olmak üzere 35 tutukluya üç sene altı ay hapis cezası verilmişti. 

Davada ceza alanların başka davalardan tutuklu kalma süreleri olduğundan ve bunlar da aldıkları cezaları karşıladığından “mahsup dilekçeleri” avukatları kanalıyla ilgili mahkemeye ulaştırılmıştı. 

Fakat bütün bunlara, tam da 28 Şubat’ın yıldönümü gelirken, 28 Şubatçı kliklerin hâlâ hayatta olduklarını gösterircesine bir uygulamaya geçilmiş ve mahsup dilekçeleri olan insanların, Hasan Yeşilyurt ve Şaban Çavdar tutuklanmışlardır. 

Çok daha ilginç olan ise, 28 Şubatçı kliklerin kendilerine o günlerde ve şimdi karşı koyanlara karşı garazkârane tutumlarını ortaya koyan girişimlere de şahid olmaktayız.

FURKAN DERGİSİ genel yayın yönetmeni ve Mahmud Efendi Hazretleri’nin yeğeni SAADEDDİN USTAOSMANOĞLU’nun evine dün akşam HIRSIZ ve POLİS aynı anda gelmiştir! 

SAADEDDİN USTAOSMANOĞLU’nun evinin olduğu sokağı, Fatih Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler iki ucundan kesmişken, apartmana giren birisi Ustaosmanoğlu’nun dairesinin kapısını açmaya çalışırken, ev sakinlerini kapıyı açmaları üzerine, polisin ‘güvenlik’ önlemi aldığı sokaktan kaçarak uzaklaşıyor. 

Hâdiseden iki saat sonra da, yine aynı ekip, “burada kavga çıkmış, şikâyet var” diye tekrar eve gelerek açık bir provokasyon yapmaya kalkışmıştır. Saadeddin Ustaosmanoğlu’nu evde bulamayan ekipler, Ustaosmanoğlu’nun bulanabileceğini düşündükleri adreslere gidip, ikamet sahiblerini rahatsız etmişlerdir.

FURKAN DERGİSİ avukatları gerekli kanunî işleme başlayacaklarını ve ellerinde olayın baştan sonra kamera kaydı olduğunu, kimliklerin ve buna göz yuman polislerin tek tek ortaya çıkarılacağını söylemişlerdir. 

Evet, 28 Şubatçı klik hâlâ hayatta ve kendisine direnenlere karşı alçakça komplolar kurmaya devam ediyor. 

 

28 Şubat’ın hesablaşması yapılacaksa, brifing almış savcı ve hâkimlerin baktıkları tüm davaların YENİDEN MUHAKEME SÜRECLERİNİN başlatılması ve bu davaların İNFAZLARININ DA DURDURULMASI elzemdir!

Saadeddin Ustaosmanoğlu’nun evine karşı yapılan bu komplo, bu infazların durdurulmalarının en haklı gerekçesi değil de nedir?

FURKAN DERGİSİ

Emniyet de 28 Şubat sürecinde psikolojik harekat planı uygulamış

Emniyet de 28 Şubat sürecinde psikolojik harekat planı uygulamış

Yeni yayınlanan bir belgeye göre 28 Şubat sürecinde Emniyet Genel Müdürlüğü de Yavuz Psikolojik Harekat Planı adı altında faaliyet planı uygulamış

Postmodern darbe 28 Şubat’ın ardından insanların fişlenmeye devam edildiği ortaya çıktı. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen ‘Yavuz PH Planı’yla 1998 yılında vakıf, dernek, yurt, Kur’an kursu, şirket ve camiler fişlenmiş.

‘Gizli’ ibareli ve Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Halil Tuğ imzalı ‘Yavuz PH Planı’nda, şu ifadeler yer alıyor: “Genel Müdürlüğümüzce uygulanan Yavuz Psikolojik Harekat Planı kapsamında, laikliğin iç ve dış tehlikelere karşı korunmasına yönelik olarak 1998 yılı içerisinde icra edilecek faaliyetleri içeren faaliyet programı ekte gönderilmiştir. Planın uygulamasında milli menfaatlerin zedelenmemesi için gizliliğe riayet edilerek yetkisiz şahıs ve kuruluşlara açıklanmamasını; bu doğrultuda icra edilecek uygulamalar neticesinde yapılan değerlendirmelerin Ağustos ve Kasım aylarının ilk haftasında EK-2 faaliyet programı sonuç rapor çizelgesine uygun olarak tanzim edilmesini ve Genel Müdürlüğümüz Terörle Mücadele ve Harekat Daire Başkanlığı’nda olacak şekilde gönderilmesini konu üzerinde hassasiyetle durularak herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesini rica ederim.”

Merkez teşkilat, 80 il emniyet müdürlüğü ve eğitim kurumlarına gönderilmesi istenen emrin eklerinde ise 3 sayfa faaliyet planı, 1 adet faaliyet program dönüşüm sonuç raporu bulunuyor.

Söz konusu belge, gazeteci yazar Aslan Değirmenci’nin kaleme aldığı ve Çıra Yayınları’ndan çıkan ‘Belgeleriyle 28 Şubat‘ın Çözülen Kodları’ adlı kitapta yer aldı. Belgede, yurt içi ve yurt dışında Türkiye’ye yönelik yürütülen irticai faaliyetler konusunda ‘kamu görevlilerinin aydınlatılması, aday memurların aydınlatılması, belli bir program dahilinde Emniyet teşkilatı mensuplarının aydınlatılması, kamuoyunun aydınlatılması’ isteniyor.

Yapılacak tüm faaliyetlerde TV, radyo, gazete, seminer gibi yöntemlerden faydalanılması, aydınlatma için bilim adamlarından destek alınılması, irticai faaliyetlere karışanlar hakkında yasal işlem yapılması, kıyafet genelgesinin uygulanmasının sağlanması, irticai faaliyetlerde bulunan vakıf, dernek, yurt, Kur’an Kursu, şirket ve camilerin takibi ve kontrolü isteniyor. İrticai faaliyetlere karışan kamu görevlileri hakkında yasal işlem yapılması, kıyafetle ilgili Başbakanlık genelgesinin uygulanmasının sağlanması talep ediliyor.

CHA